Menü Kapat

“İstanbul Kent Araştırmaları”nın 9. Seminerinde Sürdürülebilir Kentler İçin Ortak Mekanların Önemi Tartışıldı

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü tarafından düzenlenen “İstanbul Kent Araştırmaları” seminer serisinin dokuzuncusu 11 Haziran 2021 tarihinde çevrim içi olarak düzenlendi.  Şehir ve Bölge Planlama Bölümümüz Öğretim Görevlisi Dr. Ayşegül CAN‘ın moderatörlüğünde gerçekleşen seminere Kadıköy Belediyesi’nden yüksek şehir plancısı Burcu SARI BAŞMAN“Mahalle Ölçeğinden Birim Konut Ölçeğine Ortak Mekan Kavramı ve Değişimi: İstanbul Örneği” adlı sunumu ile konuk oldu.

Sunumuna mekan ve yer olguları, aidiyetlik ve ortak mekan kavramına dair ayrıntılı bir bilgilendirme ile başlayan BAŞMAN, sunumun devamında ortak mekanları, 1950 öncesi, 1950-1980 ve 1980 sonrası olmak üzere üç farklı dönemde ve  “birim konut”, “parsel – yapı adası – sokak” ve “komşuluk grubu – mahalle birimi” olmak üzere üç farklı ölçekte ele aldı. Tek ailelik konutların ve geleneksel konut dokusunun hakim olduğu 1950 öncesi dönemi yaya erişiminin hakim olduğu, sokak ölçeğinde ortak mekanların bulunduğu bir kentsel doku ile tanımlayan BAŞMAN, bu dönemde görülen ortak mekanların sokaklar arasındaki sürpriz mekanlar, meydanlar, bahçe ve avlular şeklinde tasarlandığını belirtti. 1950-1980 arası dönemde geleneksel konuttan apartmana doğru yaşanan değişimin, özellikle büyük kentlerde sanayileşmenin etkisiyle artan nüfus nedeniyle yapılaşma oranını artırdığına dikkat çeken BAŞMAN, bu dönemde sokağı evin devamı olan ortak mekândan uzaklaştırdığını belirtti. Bu değişimin sonucunda ortak mekanların insanların tanış olma boyutunu ve aidiyet duygusunu ortadan kaldıran bir forma doğru evrilmeye başladığını aktardı. 1980 sonrası dönemde ortaya çıkmaya başlayan içe kapalı yaşam alanlarının ise; sokak ve kentsel yaşama, ortak mekanlara sırtını dönen bir konut formu ve kentsel doku yarattığını belirtti.

Sunumunun ikinci bölümünde BAŞMAN, ortak mekanların bu üç farklı ölçek ve zaman kesitinde yaşadığı değişimi İstanbul’da Levet, Ortabayır ve Esentepe alanları üzerinden incelediği araştırmasının sonuçlarını aktardı. Bu üç alanı kaliteli ve iyi tasarlanmışlık, erişilebilirlik, güvenlik, süreklilik, çeşitlilik ve sınır gibi farklı parametreler aracılığıyla inceleyen BAŞMAN Levent örneğinin bu parametreler açısından başarılı bir örnek olduğunu, Ortabayır’da incelenen ortak mekanların plansız gelişimin de etkisiyle kanal mekanlara doğru indirgendiğini, Esentepe örneğinde ise birbirinden kopuk, izole ve özel/ücrete tabi ortak mekân tasarımlarının ortaya çıkmaya başladığını belirtti.

Sunumun bitmesinin ardından yapılan soru-cevap bölümünde İstanbul’un gelecek planlarında ortak mekanların nasıl daha iyi planlanabileceği, araştırmada kullanılan parametrelerin 1.000’in üzerinde bağımsız birim içeren kapalı konut alanlarında karşılanıp karşılanamadığı, ortak mekan üretiminin bölgedeki rant değeri ile ilişkisinin olup olamayacağı, ortak mekanların fiziki yeterliliklerinin yönetmeliklere göre karşılanıp karşılanamadığı, özellikle Kadıköy bölgesinde artan imar haklarının ortak mekanların yeterliliğine ne gibi etkileri olduğu konuları tartışıldı.

Posted in Haberler, SKA 11, SKA HABERLERİ