İMÜ Sürdürülebilirlik Topluluğu, 05-08 Mayıs 2026 tarihleri arasında, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Yarışması (ÜNİFEST)’nın final etabından birincilik derecesiyle döndü. Üniversite öğrencilerinin toplumsal sorumluluk bilincini artırmak ve yenilikçi projelerini hayata geçirmelerine olanak tanımak amacıyla T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) iş birliğinde düzenlenen yarışmanın “Sürdürülebilir Şehirler ve Yaşam Alanları” kategorisine “BioBlitzİMÜ: Katılımcı Biyoçeşitlilik İzleme Modeli” projesi ile katılan ekibi topluluk öğrencilerinden Şirin Beyza ÖZBEY ve Bedrihan YALTA gerçekleştirirken, topluluk akademik danışmanı, aynı zamanda Sürdürülebilirlik ofisi araştırma görevlisi Ayça ÇELİKBİLEK de yer aldı.
06 Mayıs 2026 günü gerçekleştirilen final sunumunda öncelikle topluluk hakkında bilgiler veren sunum ekibi, sonrasında BioBlitzİMÜ projesinin hem biyoçeşitlilik haritalandırması ve tür tespitindeki bilimsel metodolojisinden hem de Validebağ Korusu’nda gerçekleştirilen gözlemlerde benimsenen “vatandaş bilimi” (citizen science) yaklaşımının projeye kattığı değerden bahsetti. Projenin dijital eko-gözlemciler ile birlikte 25.000 kişinin üzerinde bir kitleye verilen çevre eğitimi sayesinde toplumsal katkı sağladığını belirten ekip, bilimsel çıktıların ise; koruma kararları için önemli ve güncel bir karar destek mekanizması sağladığının altını çizdi.
Akademik yürütücülüğünü üniversitemiz araştırma görevlisi Ayça ÇELİKBİLEK’in üstlendiği, BioBlitzİMÜ projesine 2021 yılından beri şehir planlama, ornitoloji, malakoloji, mikoloji, limnoloji, jeoloji gibi farklı alanlarda 7 uzman gönüllü destek sağlıyor. Her yıl her mevsimde en az 1 gözlem etkinliği içeren ve “vatandaş bilimi” (citizen science) yöntemi ile yürütülen proje, üniversite öğrencilerimizin yanı sıra kamunun genel katılımına açık olarak yürütülüyor. Gözlem ve veri girişleri katılımcılar ve İMÜ Sürdürülebilirlik Topluluğu üyesi öğrencilerimiz tarafından yürütülürken, gözlem sırasındaki tür bilgilendirmeleri ve gözlem sonrasında yürütülen tür tanımlama çalışmaları farklı uzman grupları tarafından yürütülüyor. Sunumda, bu multidisipliner yapının tek bir türün değil, tüm ekosistemin haritalandırılmasına büyük katkı sağladığı ifade edildi.
Gözlemler sırasında kaydedilen tüm verilerin dijital ve açık erişimli bir veri tabanına aktarıldığını belirten ekip, bu özelliği ile projenin sadece İstanbul’daki kentlilere ve kent yöneticilerine değil, ulusal ve uluslararası araştırmacıların tamamına açık erişimli ve güncel veri sağladığının altını çizdi. Proje bünyesinde sağlanan verilerin University of Florence‘in kelebekler üzerindeki güzellik algısının koruma isteğine etkisini araştıran Unveiling projesi gibi projelerde hali hazırda kullanılmakta olduğu ifade edildi.
Biyoçeşitlilik ve doğal alan korumasında kişilerin farkındalığının büyük önem taşıdığına dikkat çeken ekip, “tanımadığın şeyi koruyamazsın” mottosu ile kurgulanan projenin temel hedef kitlesinin bu nedenle İstanbul halkı olduğunun altını çizdi. Katılımcıların atölye sonrasındaki tür tanıma becerilerinde önemli derecede artış olduğu ifade edildi. Projenin görünür çıktılarından bir diğerinin ise; proje süresince geliştirilen ekosistem ve çevre eğitimi materyalleri olduğunu açıklayan proje ekibi, gözlemlere gelen ailelerin yanlarında küçük çocuklarını da getirmesinin onları biyoçeşitlilik eğitimini daha küçük yaşlara indirecek eğitim materyalleri üretmeye yönlendirdiğini dile getirdi. Bu bağlamda, TürSay etkinliğinin basitleştirilmiş ve oyunlaştırılmış bir versiyonu olan “Doğa Dedektifleri” oyununun Validebağ Korusu’nun yanı sıra, Kadıköy Özgürlük Parkı ve Bakırköy Sanatçılar Parkı’nda toplamda 250’den fazla çocukla oynanarak çevre eğitimi materyali olarak kullanıldığı ifade edildi.
2026 yılında hazırlanan “Koru Kart”ların ise; sadece koruda değil, İstanbul genelinde en çok görülen türlere dair bilgiler içerdiğini; en çok karıştırılan türleri ayırt etmeye yönelik ipuçlarını içerdiğini belirten ekip, bu kartlar ile kentlilerin gözlem dışı zamanlarda kendileri de tür tanımlayabileceklerinin altını çizdi.
BioBlitzİMÜ projesinde bugüne kadar gerçekleştirilen 9 gözlem etkinliği ile 34 katılımcının 1.192 kayıtlı gözlem yaptığını ve bu gözlemler ile içerisinde yeşil papağan gibi istilacı türler ve duyarlı türlerin de olduğu 352 tür haritalandırıldı. Tüm bu gözlemler ile 550 kişiye doğrudan biyoçeşitlilik ile ilgili farkındalık ve uzman bilgisi sağlanırken; dijital platformlarda yayımlanan içerikler ile ise; 25.000’den fazla dijital eko-gözlemci’ye farkındalık kazandırıldı.
Çevresel sürdürülebilirlik vizyonu ve toplumsal katılım modeliyle jürinin beğenisini kazanan İMÜ Sürdürülebilirlik Topluluğu ve BioBlitzİMÜ projesi, üniversitemizin sürdürülebilirlik hedeflerini ulusal bir platformda başarıyla temsil etti.
Türkiye genelinde 450’den fazla üniversite topluluğu projesinin yarıştığı UNİFEST’te, 10 temada, 59 üniversiteden 100 öğrenci topluluğu projesi finale kaldı. Final sunumlarında desteklenmeye değer bulunan en başarılı 30 proje sahibi topluluk, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından sağlanan toplam 1,5 milyon TL’lik hibe desteğinden pay almaya hak kazandı.